CFR bana endişelenmemeyi ve bombayı sevmemeyi nasıl öğretti?

Değerlendirmek için tıklayın!
[Toplam: 3 durchschnitt: 5]

doktor Klaus Schwab veya:
CFR Bana Endişelenmeyi Bırakmayı ve Bombayı Sevmeyi Nasıl Öğretti?
yazan Johnny Vedmore [10 Mart 2022] johnnyvedmore@gmail.com


Freedom Forge'dan :One.'ın ücretsiz çevirisi. Şunun için gönüllü: Bir. ve yaşayan-duygu-düşünen her insan için onurlu, vicdanlı ve içtenlikle.
doktor Klaus Schwab veya
CFR bana endişelenmemeyi ve bombayı sevmemeyi nasıl öğretti?
Dünya Ekonomik Forumu sadece Klaus Schwab'ın buluşu değildi, aynı zamanda Henry Kissinger tarafından yönetilen ve John Kenneth Galbraith ve "gerçek" Dr. Strangelove, Herman Kahn. Bu, Klaus Schwab'ı işe alan, onun Dünya Ekonomik Forumu'nu kurmasına yardım eden ve ona endişelenmemeyi ve bombayı sevmemeyi öğreten gerçek adamların inanılmaz hikayesi.

Dünya Ekonomik Forumu'nun kayıtlı tarihi, örgütün tamamen Avrupalı ​​bir oluşum olduğunu göstermeyi amaçlıyor, ancak durum böyle değil. Aslında Klaus Schwab'ın gizlice çalışan ve Avrupa merkezli küreselci örgütü kurmasına yardım eden seçkin bir Amerikan siyasi ekibi vardı. Klaus Schwab'ın tarihine biraz aşina olan herkes onun 1960'larda Harvard'da okuduğunu ve Schwab'ın ömür boyu sürecek bir dostluk kurduğu o zamanki Profesör Henry A. Kissinger ile orada tanıştığını bilir. Ancak Dünya Ekonomik Forumu tarih kitaplarındaki çoğu bilgide olduğu gibi, size anlatılanlar hikayenin tamamı değildir. Aslında Kissinger, Schwab'ı ABD Merkezi İstihbarat Teşkilatı tarafından desteklenen Harvard Uluslararası Seminerinde işe aldı. Bu fon, Klaus Schwab'ın Harvard'dan ayrıldığı yıl ortaya çıkmış olsa da, bağlantı şimdiye kadar büyük ölçüde fark edilmedi.


Araştırmam, Dünya Ekonomik Forumu'nun bir Avrupa eseri olmadığını gösterdi. Gerçekte, bu daha çok Amerikan siyasetinin Kennedy, Johnson ve Nixon dönemlerinin siyasi ihtişamlarından kaynaklanan bir operasyondur, bunların hepsi Dış İlişkiler Konseyi ve bağlantılı "Yuvarlak Masa" hareketiyle bağlantılıdır, ancak Merkezi İstihbarat Teşkilatı (CIA) destekleyici bir rol oynadı.

Klaus Schwab'ı, sosyal ve ekonomik politikaların şekillendirilmesinde dünyaya tam, imparatorluk merkezli Amerikan egemenliği hedefine götürecek olan, Kissinger dahil, son derece güçlü ve etkili üç adamdı. Ek olarak, bu adamlardan ikisi, her zaman var olan küresel termonükleer savaş tehdidini yaratmada etkiliydi. Bu adamları zamanın jeopolitiğinin daha geniş bağlamında inceleyerek, 1960'larda yollarının nasıl kesiştiğini ve birlikte büyüdüğünü, Klaus Schwab'ı CIA tarafından finanse edilen bir program aracılığıyla nasıl işe aldıklarını ve nasıl arkasındaki gerçek itici güç haline geldiklerini göstereceğim. Dünya Ekonomik Forumu'nun kuruluşu.

Henry A. Kissinger

Heinz Alfred Kissinger 27 Mayıs 1923'te Bavyera, Almanya'da Paula ve Louis Kissinger'ın çocuğu olarak dünyaya geldi. Aile, Almanya'daki zulümden kaçan ve 1938'de Amerika'ya gelen birçok Yahudi aileden biriydi. Kissinger, 15 yaşında Londra'ya kısa bir göçle Amerika'ya geldiğinde ilk adını Henry olarak değiştirdi. Ailesi başlangıçta Yukarı Manhattan'a yerleşti ve genç Henry Kissinger, George Washington Lisesi'ne gitti. 1942'de Kissinger, City College of New York'a kaydoldu, ancak 1943'ün başlarında ABD Ordusuna alındı. 19 Haziran 1943'te Kissinger ABD vatandaşı olarak vatandaşlığa alındı. Kısa süre sonra 84. Piyade Tümeni'ne atandı ve burada efsanevi rütbeyi aldı. Fritz Kramer Bölümün askeri istihbarat biriminde çalışmak üzere işe alındı. Kraemer, Bulge Savaşı sırasında Kissinger'ın yanında savaştı ve daha sonra savaş sonrası dönemde Amerikan siyasetinde son derece etkili oldu ve Donald Rumsfeld gibi geleceğin politikacılarını etkiledi. Henry Kissinger, Kraemer'i New Yorker başlıklı bir makalesinde anlattı. Henry Kissinger Efsanesi 2020'nin "biçim yıllarım üzerindeki en büyük tek etki" olarak. Bu makalenin yazarı, Thomas Meaney, Kraemer'i şöyle tanımlıyor:


Kendini parodi yapacak derecede bir Nietzschean öfkesi - zayıf gözünün daha iyi çalışabilmesi için sağlam gözüne bir monokl taktı - Kraemer, Weimar'ın son yıllarını sokak kavgalarında hem Komünist hem de Nazi kahverengi gömleklileri takip ederek geçirdiğini iddia etti. Siyaset bilimi ve uluslararası hukuk alanında doktoraları vardı ve 1939'da Amerika Birleşik Devletleri'ne kaçmadan önce Milletler Cemiyeti'nde umut verici bir kariyer sürdürdü. Kissinger'ı “akıllı” entelektüellere ve onların kansız maliyet-fayda analizlerine öykünmemesi konusunda uyardı. Kissinger'ın "müzikal olarak hikayeye uyduğuna" inanarak, "Sadece 'aritmetik' olmadığınızda sizi küçük insanlardan ayıran özgürlüğe gerçekten sahip olacaksınız" dedi.


II. Dünya Savaşı sırasında, Kissinger ABD Karşı İstihbarat Birliklerinde görev yaptı, çavuşluğa terfi etti ve barış yapıldıktan sonra uzun yıllar askeri istihbarat rezervinde görev yaptı. Bu süre zarfında Kissinger, Gestapo subaylarını ve "sabotajcı" olarak sınıflandırılan diğer Nazi yetkililerini avlayan bir ekibi yönetti. 1946'daki savaştan sonra, Kissinger yeniden Avrupa Komutanlığı İstihbarat Okulu'nda öğretmenlik yapmak üzere görevlendirildi ve bu pozisyon, ordudan sivil olarak resmen emekli olduktan sonra da devam etti.

1950'de Kissinger, William Yandell Elliott ile siyaset bilimi okuduğu Harvard'dan mezun oldu. Daha sonra altı ABD Başkanına siyasi danışman olan ve diğerlerinin yanı sıra Zbigniew Brzezinski ve Pierre Trudeau'ya akıl hocalığı yapan Dr. Yandell Elliott ve yıldız öğrencilerinin çoğu, Birleşik Krallık'taki Chatham House ve ABD'deki Dış İlişkiler Konseyi gibi kuruluşlar tarafından simgelenen, Amerikan ulusal güvenlik kurumu ile İngiliz "Yuvarlak Masa" hareketi arasındaki kilit bağlantı haline geldi. Aynı zamanda büyük şirketler, siyasi seçkinler ve akademi tarafından paylaşılan küresel güç yapılarını empoze etmeye çalışacaklardı. Kissinger, yüksek lisans ve doktora derecelerini aldığı Harvard'da eğitimine devam etti. Ancak zaten istihbarat alanında kariyer yapmaya çalışıyordu ve bu süre zarfında öldüğü söyleniyor. FBI casusu olarak işe alınmış olmak.

1951'de Kissinger, Ordu'nun Yöneylem Araştırma Ofisi için danışman olarak işe alındı ​​ve burada çeşitli psikolojik savaş biçimleri konusunda eğitim aldı. Psyops'un bu farkındalığı, bu dönemdeki doktora çalışmalarına da yansıdı. Viyana Kongresi ve sonrasındaki çalışmalarında, başlangıçta termonükleer silahlara başvurdu, bu da aksi takdirde oldukça sıkıcı bir çalışmayı biraz daha ilginç hale getirdi. 1954'te Kissinger, Harvard'da doçent olmayı umuyordu, ancak bunun yerine, o zamanın Harvard Dekanı McGeorge Bundy - yine William Yandell Elliott'un öğrencisiydi - Kissinger'ı Dış İlişkiler Konseyi'ne (CFR) tavsiye etti. CFR'de Kissinger, nükleer silahlar üzerine bir çalışma grubuna liderlik etmeye başladı. Kissinger ayrıca 1956'dan 1958'e kadar Rockefeller Brothers Fonu için Özel Çalışmalar Direktörü oldu (David Rockefeller bu dönemde CFR'nin Başkan Yardımcısıydı) ve uluslararası ilgi çeken ulusal savunma raporları hazırlayan birkaç panele başkanlık etti. 1957'de, Kissinger, Harper & Brothers tarafından Dış İlişkiler Konseyi için görevlendirilen bir kitap olan Nükleer Silahlar ve Dış Politika'nın yayınlanmasıyla, termonükleer savaş konusunda müesses nizamın önde gelen isimlerinden biri olarak yerini sağlamlaştırdı.

Aralık 1966'da, Avrupa İşlerinden Sorumlu Dışişleri Bakan Yardımcısı John M. Leddy, "Avrupa politikasını şekillendirmeye" yardımcı olmak için 22 üyeli bir danışma organının kurulduğunu duyurdu. Bu danışma kurulunun en önde gelen beş üyesi arasında şunlar vardı: Harvard'ı temsil eden Henry A. Kissinger, Washington Dış Politika Araştırmaları Merkezi'nden Robert Osgood (Ford, Rockefeller ve Carnegie fonlarıyla finanse edildi), Rockefeller's Standard Oil'den Melvin Conant, Warner R. Columbia Üniversitesi'nden Schilling ve yine Harvard'dan Raymond Vernon. Panelin diğer üyeleri arasında Dış İlişkiler Konseyi'nin dört üyesi, Ford Vakfı'ndan Shepard Stone ve geri kalanı önde gelen Amerikan üniversitelerinden temsilcilerdi. Bu kuruluşun oluşumu, Yuvarlak Masa kuruluşunun Amerikan şubesinin, Anglo-Amerikan emperyalistlerinin Avrupa politikasını uygun gördükleri şekilde şekillendirdiği Dünya Ekonomik Forumu gibi bir örgüt yaratma niyetini belirten meşhur temel atma töreni olarak görülebilir.

Savaş sonrası Avrupa, gelişiminde çok önemli bir noktadaydı ve güçlü Amerikan imparatorluğu, Avrupa'nın yeniden doğuşunda ve genç neslinin ortaya çıkan kimliğinde fırsatlar görmeye başlıyordu. Aralık 1966'nın sonunda, Kissinger yirmi dokuz kişi arasındaydı.Almanya için Amerikalı yetkililer"Batı Almanya'daki son eyalet seçimlerinin Nazizmin yeniden doğuşuna işaret etmediğini" belirten bir bildiriye imza attı. Dwight Eisenhower tarafından da imzalanan belge, Avrupa'nın yeni bir başlangıç ​​yaptığına ve Avrupa savaşlarının dehşetinin geçmişte kalması gerektiğine işaret etmeyi amaçlıyordu. Yukarıdaki belgenin taslağına dahil olan bazı kişiler, Avrupa siyasetini dışarıdan etkilemişti. Kissinger ve Eisenhower da imzacılar arasındaydı Prof. Hans J. MorgenthauO sırada Dış İlişkiler Konseyi'ni de temsil eden kişi. Morgenthau'nun ünlü bir makalesi vardı. Bilim Adamına Karşı Güç Politikaları "siyasi ve sosyal sorunlara çözüm olarak bilim ve teknolojiye aşırı güvenmeye" karşı konuştu.

Şubat 1967'de Henry Kissinger, kıtadaki bir asırlık savaşların ve siyasi huzursuzluğun nedeni olarak Avrupa siyasetini hedef aldı. başlıklı bir makalede Fuller SoruşturmaNew York Times'da yeniden basılan Kissinger, Raymond Aron, Barış ve Savaş. Uluslararası İlişkiler Teorisi bu sorunlardan bazılarını düzeltti.
Bu makalede, Kissinger şunları yazdı:

“Amerika Birleşik Devletleri'nde ulusal tarz pragmatiktir; İkinci Dünya Savaşı'na kadar gelenek büyük ölçüde izolasyonistti; barış ve savaşa yaklaşım mutlak ve yasal olma eğilimindeydi. Amerikan dış politika yazımı genellikle üç kategoriye ayrılır: belirli vakaların veya tarihsel olayların analizi, uluslararası ilişkilere daha fazla katılımı haklı çıkaran veya onaylamayan uyarılar ve dünya düzeninin yasal temellerine yönelik araştırmalar.

Prof. Henry A. Kissinger'ın Avrupa'nın politika oluşturma sürecine Amerikan katılımını gelecekteki dünya barışı ve istikrarı için çok önemli gördüğü açıktı. O sırada Kissinger, Cambridge, Massachusetts'teki Harvard Üniversitesi'ndeydi. Dünya Ekonomik Forumu'nun gelecekteki kurucusu olan genç Klaus Schwab, Henry A. Kissinger'ın gözüne burada takıldı.
Kissinger, Schwab'ın Harvard'daki günlerini hatırlarken sık sık bahsettiği International Seminary'nin yönetici direktörüydü. 16 Nisan 1967'de çeşitli Harvard programlarının Merkezi İstihbarat Teşkilatı (CIA) tarafından finanse edildiği ortaya çıktı. Bu, Henry Kissinger'ın Uluslararası Semineri için 135.000 doları içeriyordu, Kissinger'ın ABD istihbaratından geldiğini bilmediğini iddia ettiği fon. CIA'in Kissinger'ın uluslararası seminerinin finansmanına katılımı, Fen Edebiyat Fakültesi dekanı Franklin L. Ford'un asistanı Humphrey Doermann tarafından hazırlanan bir raporda açığa çıktı. Humphrey Doermann'ın 1967'de yazdığı raporu, yalnızca 1961 ve 1966 arasındaki CIA fonlarına atıfta bulundu, ancak Kissinger'in CIA tarafından finanse edilen Harvard programlarından en fazla fonu alan uluslararası semineri 1967'ye kadar sürecekti. Klaus Schwab 1965 yılında Harvard'a geldi.
15 Nisan 1967'de The Harvard Crimson, Doermann'ın raporu hakkında itibarsız bir makale yayınladı ve "Yardım koşulsuzdu, bu yüzden hükümet araştırmayı doğrudan etkileyemez veya sonuçlarının yayınlanmasını engelleyemezdi" şeklinde bir makale yayınladı. başlıklı küçümseyici makale CIA Mali Bağlantıları "Üniversite CIA araştırma fonlarını kabul etmeyi reddederse, karanlık ajans tekliflerini başka bir (gizli) düzenleme yoluyla kanalize etmekte çok az sorun yaşayacaktır" diyerek kayıtsız bir şekilde bitiriyor.

Kanıtlar, Klaus Schwab'ın Kissinger tarafından Harvard Üniversitesi'nde CIA tarafından finanse edilen bir program aracılığıyla Yuvarlak Masa emperyalistleri çevresine dahil edildiğini gösteriyor. (Not: yuvarlak masa, Michael Ballweg çevresindeki yanal düşünürler??) Mezun olduğu yıl aynı zamanda CIA destekli bir program olduğu ortaya çıktı. CIA tarafından finanse edilen bu seminer, Schwab'ı Avrupa'nın en güçlü kamu politikası enstitüsü olan Dünya Ekonomik Forumu'nu kurmasına yardımcı olacak son derece iyi bağlantıları olan Amerikalı politikacılarla tanıştırdı.

1969'da Kissinger, yönetimi sırasında görevdeki Başkan Richard Nixon tarafından atanan ABD Ulusal Güvenlik Konseyi'nin başına geçti.Yükselt" istemek. Kissinger, 2 Aralık 1968'den 3 Kasım 1975'e kadar Ulusal Güvenlik İşleri Başkan Yardımcısı olarak görev yaptı ve 22 Eylül 1973'ten itibaren Richard Nixon'ın Dışişleri Bakanı olarak görev yaptı. Kissinger, Nixon döneminde ABD dış politikasına hakim olacaktı ve Ulusal Güvenlik Konseyi'ne getirdiği sistem, daha önce Eisenhower ve Johnson tarafından kurulanların özelliklerini birleştirmeye çalışacaktı.
Son yirmi yıldır termonükleer güçler arasındaki gerilimlerin ön saflarında yer alan Henry Kissinger, şimdi Nixon döneminde bir "barışçı" olarak ortaya çıkacaktı. Avrupa'daki açmaza odaklandı ve Batı ile Rusya arasındaki gerilimi azaltmaya çalıştı. müzakere etti Stratejik Silahların Sınırlandırılması Görüşmeleri (SALT I anlaşmasıyla sonuçlanan) ve Anti Balistik Füze Antlaşması. Kissinger, kendisini güvenilir bir devlet adamı ve diplomat olarak yeniden kurmaya çalıştı.

Başkan Richard Nixon'ın ikinci görev döneminde, dikkatler Batı Avrupa ile ilişkilere çevrildi. Richard Nixon, 1973'ten "Avrupa yılı". Amerika Birleşik Devletleri, Amerika Birleşik Devletleri'ne odaklanacak. Avrupa Ekonomik Topluluğu (AET) 1970'lerin başında ABD'ye ekonomik rakip haline gelenleri desteklemek için. Kissinger "Avrupa Yılı" kavramını benimsedi ve yalnızca ekonomik reformlar için değil, aynı zamanda inandığı şeyin güçlendirilmesi ve yeniden canlandırılması için de kampanya yürüttü.çürüyen güç', Kuzey Atlantik Antlaşması Örgütü (NATO). Bu süre zarfında, Kissinger ayrıca küresel yönetişimi de savundu.
Yıllar sonra Henry Kissinger, 1980 Dünya Ekonomik Forumu konferansında açılış konuşmasını yaptı ve şunları açıkladı: Davos'taki seçkinler: “Tarihte ilk kez dış politika gerçekten küreseldir”.

John K Galbraith

John Kenneth Galbraith (genellikle Ken Galbraith olarak anılır) Kanadalı-Amerikalı bir ekonomist, diplomat, politikacı ve Harvard entelektüeliydi. Amerikan tarihi üzerindeki etkisi olağanüstü ve yalnızca 1960'ların sonundaki eylemlerinin sonuçları bugün hala dünyanın her yerinde hissediliyor. Eylül 1934'te Galbraith üniversiteye öğretim görevlisi olarak girdi ve yıllık 2.400$ maaş aldı. Harvard Üniversitesi fakültesi a. 1935'te öğretmen oldu. John Winthrop Evi (genellikle Winthrop House olarak bilinir), Harvard Üniversitesi'nin on iki yurdundan biridir. Aynı yıl, ilk öğrencilerinden biri Joseph P. Kennedy Jr. idi ve iki yıl sonra, 1937'de John F. Kennedy ona katıldı. Kısa bir süre sonra, 14 Eylül 1937'de Kanadalı Galbraith, ABD vatandaşı olarak vatandaşlığa alındı. Üç gün sonra ortağıyla evlendi Catherine Merriam Atwater, birkaç yıl önce Münih Üniversitesi'nde okuyan bir kadın. Orada, erkek arkadaşı Adolf Hitler olan Unity Mitford ile aynı yurtta yaşadı. Evlendikten sonra Galbraith, Doğu Avrupa, İskandinavya, İtalya, Fransa ve ayrıca Almanya'da kapsamlı seyahatler yaptı. Galbraith, Cambridge Üniversitesi'nde ünlü ekonomist ile araştırma görevlisi olarak bir yıl geçirecekti. John Maynard Keynes Ancak ani kalp krizinden sonra yeni karısı onu Almanya'da okumaya ikna etti. 1938 yazında Galbraith, Hitler hükümeti altında Alman toprak politikasını inceledi.

Ertesi yıl Galbraith, "" olarak bilinen şeye dahil edildi.Walsh-Sweezy İlişkisiHarvard'dan kovulan iki radikal profesörün karıştığı ABD'de ulusal bir skandala karıştı. Galbraith'in bu olayla bağlantıları, Harvard'daki görev süresinin yenilenmemesine neden oldu.

Galbraith, Princeton'da çalışmak üzere indirgemeyi kabul etti ve kısa süre sonra Ulusal Kaynak Planlama Kurulu New Deal'in harcama ve istihdam programlarının gözden geçirilmesine katılmayı kabul etti. Franklin D. Roosevelt ile ilk kez bu projede tanıştı. 1940'ta Fransa, Roosevelt'in ekonomi danışmanı Lauchlin Curry'nin isteği üzerine Nazilerin eline geçtiğinde, Galbraith, Nazilerin bir üyesi oldu. Milli Savunma Danışma Komitesi. Bu komite hızla dağıtılmış olsa da, Galbraith kısa süre sonra komiteye dahil edildi. Fiyat İdaresi Ofisi (OPA) burada fiyat kontrolünden sorumlu departmana başkanlık etti. 31 Mayıs 1943'te OPA'dan serbest bırakıldı. Fortune Magazine 1941'den beri Galbraith'i yakalamaya çalışıyordu ve kısa süre sonra onu yazar olarak yayın kuruluna getirdi.

Galbraith için odaktaki en büyük değişiklik, Roosevelt'in ölümünden bir gün sonra, 1945'te meydana geldi. Galbraith New York'tan Washington'a gitti ve burada departmanın başına geçmek üzere Londra'ya gönderildi. ABD Stratejik Bombalama Araştırması savaş zamanı bombalamanın makroekonomik etkisini değerlendirmekle görevlendirildi. Flensburg'a vardığında, Almanya resmen Müttefiklere teslim olmuştu ve Galbraith'in asıl görevi değişmek üzereydi. Şimdi George Ball'a eşlik edecek ve Albert Speer'in sorgusuna katılacaktı. Galbraith, bir çırpıda, fiyatlandırma istatistikleri ve tahminlerle ilgilenen bir siyasi danışman olmaktan, yüksek rütbeli bir Nazi savaş suçlusu için kulak misafiri olan bir tanığa geçti. Speer, savaş sırasında çeşitli önemli pozisyonlarda bulundu. Silahlanma ve Savaş Üretimi Reich BakanıNazi Wehrmacht'ın tüm bölümlerinin organizasyonu, bakımından ve silahlandırılmasından sorumlu ana kişilerden biri.

Kısa bir süre sonra, Galbraith bombalamanın etkisini değerlendirmek için Hiroşima ve Nagazaki'ye gönderildi. Ocak 1946'da John Kenneth Galbraith, Amerikan ekonomik tarihinin en önemli anlarından birinde yer aldı. Harvard'dan Edward Chamberlin ve Teksas'tan Clarence Ayres ile tanıştığı Cleveland'daki Amerikan Ekonomi Derneği toplantısına katıldı. Frank Şövalye ve klasik iktisadın diğer önde gelen temsilcileri. Bu olay, çığır açan Keynesyen ekonomisavaş sonrası Amerika'ya hakim olacaktı.

Şubat 1946'da Galbraith Washington'a döndü ve burada Ekonomik Güvenlik Politikası Ofisi'nin direktörlüğüne atandı. Galbraith burada bir taslak hazırlamaya başladı. Dışişleri Bakanı William Byrnes için Konuşma Almanya'nın yeniden inşası, demokratikleşmesi ve sonunda Birleşmiş Milletler'e kabul edilmesine yönelik Amerikan politikasını özetlemekle görevlendirildi. O zamanlar "olarak bilinen politikacılar grubuna karşı çıkan Galbraith,Soğuk Savaşçılar” Ekim 1946'da görevinden istifa ederek Fortune Dergisi'ne döndü. Aynı yıl Başkanlık Özgürlük Madalyası ile ödüllendirildi. 1947'de Galbraith örgütü kurdu. Demokratik Hareket İçin Amerikalılar, diğerleri arasında Eleanor Roosevelt, Arthur Schlesinger Jr. ve Ronald Reagan'ı içeriyordu. 1948'de Galbraith, Harvard'a tarım, ormancılık ve arazi kullanımı politikası alanında doçent olarak döndü. Kısa bir süre sonra Harvard'da profesör olarak atandı.
1957'de Galbraith, o zamanlar Massachusetts'ten genç bir senatör olan eski öğrencisi John F. Kennedy ile daha yakın bir ilişki geliştirmeye başladı. Ertesi yıl, JFK, Galbraith'in sosyalist planlamaya yakından baktığı Polonya ve Yugoslavya'ya Bir Yolculuk kitabının bir kopyasını aldıktan sonra, Galbraith'i “akademinin Phileas Fogg'u” ilan etti. Yine 1958'de Galbraith, "geleneksel bilgelik" ve "bağımlılık etkisi" gibi terimleri türettiği, eleştirmenlerce beğenilen The Affluent Society adlı kitabı yayınladı. Bu sıralarda, Galbraith Harvard'da Paul M. Warburg İktisat Kürsüsüne atandı. Bu pozisyonda genç Klaus Schwab ile ilk kez tanıştı.
1960'da John Kenneth Galbraith, Kennedy kampanyasının ekonomik danışmanı oldu.

Kennedy Başkan seçildikten sonra, Galbraith yeni yönetimi desteklemeye başladı ve ünlü bir adamdı. Robert S McNamara Savunma Bakanı için. 1961'de Kennedy, Galbraith'i Hindistan Büyükelçisi olarak atadı ve yılın ilerleyen saatlerinde, Başkan'ın emriyle Galbraith ikinci bir görüş için Vietnam'a gitti. Taylor Rostov Raporu teslim etmek. Galbraith'in tavsiyesi üzerine Kennedy, birliklerini Vietnam'dan çekmeye başladı.

1963'te Galbraith Amerika Birleşik Devletleri'ne döndü ve Kennedy'nin Harvard'a geri dönmek için Moskova'ya büyükelçi olma teklifini geri çevirdi. Kennedy'nin öldürüldüğü gün Galbraith, Washington Post editörü Katharine Graham ile birlikte New York'taydı. Galbraith doğrudan Washington'a gitti ve yeni Başkanın Kongre'nin ortak oturumunda yaptığı konuşmanın orijinal versiyonunu yazan kişiydi. JFK suikastından bir yıl sonra, Galbraith Harvard'a döndü ve önümüzdeki on yıl boyunca öğreteceği ünlü ve çok popüler bir sosyal bilimler kursu geliştirdi. Başkan Johnson'ın danışmanı olarak pozisyonunu korudu, ancak yılın geri kalanını son akademik dergilerini tamamen ekonomi alanında yazarak geçirdi.

1965'te Galbraith, Vietnam'daki savaşa karşı muhalefetinde giderek daha fazla ses çıkarmaya başladı, Başkan'a konuşmalar ve mektuplar yazdı. Galbraith ve Johnson arasındaki bu ikilik, Galbraith sonunda Amerikalılar Demokratik Eyleme başkanlık edene ve Vietnam Savaşı'na karşı ülke çapında bir kampanya başlatana kadar devam edecekti.Müzakereler Şimdi!” başladı. 1967'de Galbraith, Senatör Eugene McCarthy'yi yaklaşan ön seçimde Johnson'a karşı yarışmaya ikna ettiğinde, Galbraith ve Johnson arasındaki uçurum büyüyecekti. Robert F. Kennedy de Galbraith'i kendi kampanyası için işe almayı umuyordu, ancak Galbraith merhum JFK ile yakın bir ilişki geliştirmiş olsa da, Robert F. Kennedy'nin kendine özgü stilinden etkilenmemişti.
1960'ların sonlarında, John K. Galbraith ve Henry A. Kissinger, Amerika'nın önde gelen öğretmenleri, yazarları ve eğitimcilerinden ikisi olarak kabul edildi. Her ikisi de Harvard'da, Paul M. Warburg Ekonomi Profesörü olarak Galbraith ve Hükümet Profesörü olarak Kissinger'dı ve iki adam hem Amerika hem de ortaya çıkan yeni Avrupa için dış politikayı şekillendirmeye odaklandı. 20 Mart 1968'de Kissinger ve Galbraith'in sözde bahar oturumunun ilk konuşmacıları olacağı açıklandı.Mandeville Anlatım Serisi” California Üniversitesi, San Diego'da yapılacak. Galbraith'in konuşmasının başlığı "Dış Politika: Soğuk Muhalefet", Kissinger'in konuşmasının başlığı ise "Amerika ve Avrupa: Yeni Bir İlişki" idi.

Kissinger, Klaus Schwab'ı Harvard'da John Kenneth Galbraith ile tanıştırdı ve 1960'lar sona ererken Galbraith, Schwab'ın Dünya Ekonomik Forumu'nu başlatmasına yardım etti. Galbraith, Schwab'ın Avrupalı ​​seçkinleri projeye ikna etmesine yardım etmek için Herman Kahn ile Avrupa'ya uçtu. İlk Avrupa Yönetim Sempozyumu/Forumu (WEF'in orijinal adı), John Kenneth Galbraith'in açılış konuşmacısı olarak yer alması planlandı.

Herman Kahn

Herman Kahn, 15 Şubat 1922'de Bayonne, New Jersey'de Yetta ve Abraham Kahn'ın çocuğu olarak dünyaya geldi. Bronx'ta Yahudi bir şekilde yetiştirildi, ancak daha sonra ateizme dönüştü. 1950'lerde, Hudson Enstitüsü'nde Khan, daha sonra resmi askeri politika haline gelecek olan nükleer caydırıcılık kavramı ve uygulanabilirliği hakkında çeşitli raporlar yazdı. Ayrıca resmi duruşmalar için raporlar yazdı, ör. B. Radyasyon Alt Komitesi için. Soğuk Savaş'ın ilk yıllarının ilk histerisinde, Kahn'a entelektüel - ve bazılarının etik ve ahlaki diyebileceği - "düşünülemeyeni düşünmek" için alan verildi. Kahn uygulamalı oyun teorisi - rasyonel aktörler arasındaki stratejik etkileşimlerin matematiksel modellerinin incelenmesi - bir termonükleer savaşın olası senaryolarını ve sonuçlarını oynamak için.
1960'da Kahn, termonükleer savaşın risklerini ve sonuçlarını incelediği Savaş ve Caydırmanın Doğası ve Uygulanabilirliği'ni yayınladı. Rand Corporation, Kahn'ın çalışmasında tartışılan caydırıcılık türlerini şu şekilde özetler: doğrudan bir saldırıyı caydırmak, bir düşmanı ABD'ye doğrudan bir saldırı oluşturmayan son derece kışkırtıcı eylemlerden caydırmak için stratejik tehditler kullanmak ve son olarak, çünkü caydırılacak eylemler. olası saldırgan, savunucunun veya diğerlerinin, saldırganlığı kârsız kılmak için askeri veya askeri olmayan sınırlı eylemde bulunacağından korkar.

Khan'ın karmaşık teorileri sıklıkla yanlış yorumlandı ve çalışmalarının çoğu, termonükleer savaş hakkındaki fikirleri gibi bir veya iki cümleyle özetlenemez. Kahn'ın araştırma ekibi, çeşitli farklı senaryoları, sürekli gelişen, dinamik, çok kutuplu bir dünyayı ve birçok bilinmeyeni inceledi.

Ertesi yıl, Princeton University Press, Herman Kahn'ın Termonükleer Savaş Üzerine çığır açan çalışmasını ilk kez yayınladı. Bu kitap, dünya siyasetinin yakın ve uzak geleceği için muazzam sonuçlara sahip olacak ve Amerikan müesses nizam politikacılarını, termonükleer savaşın olası en kötü senaryosuna karşı koymak için özel olarak tasarlanmış bir dış politika geliştirmeye sevk edecekti. Khan'ın tüyler ürpertici çalışmasının yayınlanması vesilesiyle, İsrailli-Amerikalı sosyolog ve "toplulukçu" Amitai Etzioni'nin şu sözleri aktarıldı: "Kahn, özgür aşkın savunucularının seks için yaptığını nükleer silahlar için yapıyor: diğerlerinin kapalı kapılar ardında fısıldadıklarını”.

Herman Kahn (solda), Gerald Ford ve Donald Rumsfeld ile

Termonükleer Savaşın sadece jeopolitik üzerinde değil, aynı zamanda birkaç yıl içinde çok ünlü bir filme yansıyan kültür üzerinde de ani ve kalıcı bir etkisi oldu. 1964 yılında, Stanley Kubrick klasiği Dr. Strangelove sinemalarda gösterime girdi ve filmin yayınlanmasından bu yana Khan, gerçek Dr. Garip bir şekilde etiketlenmiş. Khan, Newsweek'e karşılaştırma hakkında soru sorulduğunda, "Kubrick benim bir arkadaşım. Bana dr dedi. Strangelove ben olmak için tasarlanmamıştır." Diğerleri, Stanley Kubrick'in klasik karakteri ile gerçek Herman Kahn arasındaki birçok benzerliğe dikkat çekti.
Kahn, Temmuz 1966'da Dış İlişkiler Konseyi için yazdığı Avrupa'daki Alternatiflerimiz başlıklı bir makalede şöyle açıklıyor:
“ABD'nin bugüne kadarki politikası, genel olarak, Avrupa güvenliğinin bir aracı olarak Batı Avrupa'nın siyasi ve ekonomik yanı sıra askeri entegrasyonuna veya birleştirilmesine yönelik olmuştur. Bazıları anlaşmayı bir bütün olarak Batı için, hatta dünya için siyasi birliğe doğru bir adım olarak gördü. Aynı şekilde, Avrupa ve Avrupa'nın Amerika ile daha nitelikli bir bütünleşmesi veya federasyonuna ulaşmak, özellikle Avrupa'daki ulusal rekabetler modern tarihte temelde yıkıcı bir güç olarak görüldüğünden, başlı başına arzu edilen bir hedef olarak görülüyordu; bu nedenle bunların bastırılması veya daha geniş bir siyasi çerçeveye dahil edilmesi, dünyanın gelecekteki istikrarı için esastır.”
Bu açıklama, gelecekteki Avrupa-Amerika ilişkileri için tercih edilen çözümün bir Avrupa Birliği'nin yaratılması olacağını öne sürüyor. Kahn için birleşik bir Amerikan ve Avrupa süper devleti yaratma fikri daha da iyiydi.
1967'de Herman Kahn, 20. yüzyılın en önemli Fütürist eserlerinden birini yazdı: Gelecek Otuz Üç Yılda Spekülasyon İçin Bir Çerçeve. Anthony J. Wiener, Khan ve arkadaşlarıyla birlikte yazılan bu kitapta, milenyumun sonunda teknolojik olarak nerede olacağımızı tahmin ettiler. Ancak Kahn'ın 2000 Yılı'ndan kısa bir süre sonra yayınlanan ve aynı zamanda yazılmış başka bir belge daha vardı. Eğitim Politikası Araştırma Programı için Yardımcı Pilot Çalışma: Nihai Rapor başlıklı bu belge, Kahn'ın 2000 Yılı'ndaki çalışmasıyla tasavvur edilen geleceğin toplumuna nasıl ulaşılabileceğini göstermeyi amaçlamıştır.
"Karar Vericilerin Özel Eğitim İhtiyaçları" başlıklı bir bölümde, makale şöyle diyor: "Karar vericilerin, ulusun kaderini daha iyi kontrol edebilmeleri için açıkça eğitilmesinin istenip istenmeyeceği ciddi olarak düşünülmelidir. daha demokratik bir süreç içinde formüle edilen planları planlamak veya yürütmek. Bu sürecin bir yönü, ortak bir kavramlar dizisinin, ortak bir dilin, ortak analojilerin, ortak referansların yaratılması olacaktır..." Aynı paragraf şöyle devam eder: "Avrupa'nın hümanist geleneğinin ruhunda evrensel bir yeniden eğitim - en azından kapsamlı liderlik grubu için - birçok yönden faydalı olabilir."
Bu makalede, Herman Kahn, yukarıda bahsedilen retoriği inceleyerek ve bunun ne anlama geldiğini deşifre ederek, toplumda sadece belirli bir grubu potansiyel liderler olarak eğiterek, paylaştığımız şeyleri tanımlayabilecek güce sahip olan önceden seçilmiş birkaç kişiyle demokrasiyi yıkmayı önermektedir. toplum olarak olması gereken değerlerdir. Belki Herman Kahn, Dünya Ekonomik Forumu'nun, orijinal önerisinin tam olarak uygulanması olan Genç Küresel Liderler programına katılacaktır.
1968'de bir muhabir Herman Kahn'a Hudson Enstitüsü'nde ne yaptıklarını sordu. O, “Biz Tanrı'nın bakış açısını alıyoruz. Başkanın Görüşü. Büyük. Hava dışı. küresel. Galaktik. eterik. mekansal. Toplamda. Megalomani olağan mesleki tehlikedir.” Bundan sonra Herman Kahn'ın sandalyesinden kalktığı, parmağını gökyüzüne doğrulttuğu ve aniden 'Megalomania, zoom!' diye bağırdığı söyleniyor.”

1970 yılında Kahn, Klaus Schwab'ın ilk Avrupa Yönetim Sempozyumu'na katılmasına yardımcı olmak için Galbraith ile birlikte Avrupa'ya gitti. 1971'de Kahn, John Kenneth Galbraith'in daha sonra Dünya Ekonomik Forumu olacak olan siyasi örgütün tarihi ilk toplantısında yaptığı açılış konuşmasını dinlemek için sahnenin ortasına oturdu.
1972'de Roma Kulübü, 2000 yılına kadar dünya nüfusunun ihtiyaçlarının mevcut kaynakları aşacağı konusunda uyarıda bulunan Büyümenin Sınırları'nı yayınladı. Kahn, son on yılının çoğunu bu fikre karşı çıkarak geçirdi. 1976'da Kahn, kapitalizmin, bilimin, teknolojinin, insan aklının ve öz disiplinin olanaklarının sınırsız olduğunu iddia ettiği geleceğe dair daha iyimser bir görüş olan The Next 200 Years'ı yayınladı. Gelecek 200 Yıl, gezegenin kaynaklarının ekonomik büyüme için bir sınır koymayacağını, ancak insanların "güneş sisteminin her yerinde ve belki de yıldızlarda" bu tür toplumlar yaratacağını öngörerek, zararlı Malthusçu ideolojiyi de reddetti.

Schwab'ın üç akıl hocası

Kahn, Kissinger ve Galbraith sırasıyla termonükleer caydırıcılık, dış politika oluşumu ve kamu politikası oluşumunda Amerika'nın en etkili isimlerinden üçü haline gelmişlerdi. Kariyeri boyunca odak noktası Avrupa ve Soğuk Savaş olmuştur. Ancak, dönemin diğer önemli olaylarındaki farklı rolleri, araştırmacıları daha yıkıcı ve iyi gizlenmiş diğer olaylardan kolayca uzaklaştırabilir.
Bu üç güçlü Amerikalı farklı şekillerde birbirine bağlıydı, ancak ilginç ve dikkate değer bir bağlantı bu adamları özellikle Kissinger başkanlığındaki 1966 kişilik Danışma Kurulu'nun "Avrupa politikasının şekillendirilmesini" denetlemek ve desteklemek için kurulduğu 22 arasında birbirine bağlıyor. 1971, Dünya Ekonomik Forumu kurulduğunda. Üç adam da Anglo-Amerikan emperyalist Yuvarlak Masa hareketinin Amerikan kolu olan Dış İlişkiler Konseyi üyesiydi. Kissinger'ın o zamandan beri CFR ile yakın bağları vardı.
eğitiminden hemen sonra ikincisi tarafından işe alınmıştı. Galbraith'in 1972'de CFR üyeliğinden "kamuya açık" olarak istifa ettiği, CFR'nin sıkıcı olduğunu açıkladığı ve bir gazeteciye "Prosedürlerin çoğu o kadar sıradan ki, gündeme getirdikleri tek soru onlara katılıp katılmamanız gerektiğidir" demişti. Galbraith'in CFR'ye ne zaman üye olduğu bilinmemekle birlikte, CFR'nin resmi dergisi Foreign Affairs'de yayınlanan "Hindistan'da Rakip Ekonomik Teoriler" adlı makalesiyle Temmuz 1958'den beri yayınları için yazmaktadır. Khan ayrıca, her ikisi de Dışişleri Bakanlığı'nın resmi danışmanıyken, Temmuz 1966'da Avrupa'daki Alternatiflerimiz ve Temmuz 1968'de When Müzakereler Başarısız Olduğunda dahil olmak üzere CFR üzerine bazı makalelerini yayınladı.
1960'lardan önce, bu son derece etkili üç Amerikan entelektüeli, savaş sonrası Avrupa'nın sorunlarını incelemiş ve savaşın parçaladığı kıtanın geleceğini planlamıştı. Galbraith, diğer şeylerin yanı sıra, Üçüncü Reich sırasında Almanya'daki siyaseti inceleyen Avrupa'da yoğun bir şekilde seyahat etmişti ve Hitler'in Almanya'sının çöküşünden sonra Galbraith, Sovyet sistemlerini benzer bir şekilde inceledi. Galbraith'in gelecekteki Başkan John F. Kennedy üzerindeki etkisi abartılamaz ve Galbraith o kadar etkiliydi ki, JFK onun tavsiyesi üzerine Vietnam'dan asker çekmeye başladı. Kennedy Dallas'ta suikaste uğradığında, yeni başkanın ulusa ilk konuşmasını yapacak olan kişi Galbraith'ti, ancak Galbraith yakında sahadan uzaklaştırılacaktı. 1960'ların kargaşasında Galbraith, Henry Kissinger'a yakındı. Her ikisi de Harvard profesörleri, CFR üyeleriydi ve aynı amaca sahiptiler: Avrupa'yı istikrarlı hale getirmek, böylece kıta olası Sovyet saldırganlığına karşı iyi bir şekilde savunulacaktı.
Galbraith ve Kissinger için ve aynı zamanda bir bütün olarak Amerikan siyaset kurumu için, Avrupa yalnızca küresel istikrar için değil, aynı zamanda genel olarak hakim Amerikan hegemonyası için de en büyük tehditti. Savaş sonrası dönemde Avrupa'daki göreli istikrar, termonükleer çıkmazın bir sonucu olarak algılandı ve Kissinger bu dinamiği erkenden fark etti ve durumu Amerikan hegemonyası lehine manipüle etmeye başladı. Henry Kissinger, termonükleer caydırıcılığın içerdiği karmaşık dinamikleri ve bunların politika oluşturmayı nasıl etkilediğini anlamaya çalışan yalnız değildi. Herman Kahn aynı dönemde termonükleer strateji alanında önde gelen isimdi ve Kissinger'in 50'lerin ortalarından itibaren konuyla ilgili çalışması Kahn ile birçok karşılaşmaya neden oldu.
Kahn, Kissinger'a tüm politikacıların ve karar vericilerin can attığı bir şey teklif etti: gelecekteki olayları göreceli doğrulukla tahmin etme yeteneği. Kahn, çok uzak olmayan bir geleceğin teknolojik ilerlemelerinin gerçek bir peygamberiydi ve çalışmaları, çoğu zaman sabırlı ve insani duygulardan yoksun olsa da, zamanın testinden çok iyi geçti. Kahn ve Kissinger'ın hedefleri 1960'ların ortalarında ve sonlarında çakıştı ve Kahn'ın bu dönemdeki tehdit değerlendirmeleri daha iyimser hale geldikçe, Kissinger Kahn'ın çalışmasını dünya insanlarına yeni bir gelecek sunmanın temeli olarak gördü.
Bununla birlikte, Henry Kissinger'ın gelecek vizyonu, özgür ve adil bir toplumun birlikte “cesur yeni bir dünyaya” hareket etmesi değildi; daha ziyade, Kissinger, CFR'den etkilenen kendi kuruluş görüşü tarafından çarpıtılmış bir dünya resmi yaratmayı amaçladı. . Kendisini gerçek bir devlet adamı olarak göstermeye çalışsa da, Kissinger yalnızca yabancı demokratik süreçleri değil, aynı zamanda Amerikan sistemini de altüst etmeye devam etti ve sonuçta küreselci bir gündeme hizmet etti. Schwab, Kissinger tarafından gelecekteki potansiyel bir küresel lider olarak ilk kez aday gösterildiğinde, nispeten genç Alman, kısa süre sonra Galbraith ve Kahn ile tanıştırıldı. Bu, Kahn'ın liderlik potansiyeline sahip olanları hakim standart eğitim modellerine katılanlardan ayrı olarak eğitme ihtiyacına işaret eden çalışmasıyla aynı zamana denk geldi.
Klaus Schwab Harvard'dan ayrıldığı yıl, Escher Wyss'i Sulzer Group'a satan Peter Schmidheiny ona yaklaştı. Escher Wyss'in Ravensberger fabrikası, II. Dünya Savaşı sırasında Schwab'ın babası Eugen Schwab tarafından işletiliyordu ve Nazi gizli atom bombası testleri için ağır su türbinlerinin üretilmesine yardım etmişti. Bir röportajda Schwab, Schmidheiny'nin kendisini aradığı andan bahsediyor ve “Artık Harvard'dan geliyorsunuz ve modern yönetim yöntemlerini biliyorsunuz. Entegrasyonun başarılı olmasına yardımcı olun”. Klaus'un bu röportajda bahsetmediği şey, Sulzer ve Escher Wyss'e birleşmede yardım edeceği ve bunun sonucunda Sulzer AG adında yeni bir şirket kurulacağıydı. Schwab'ın direktörlüğünü yaptığı bu şirket, daha sonra Güney Afrika apartheid rejimine yasadışı nükleer bomba programında yardım ederek uluslararası hukuku çiğneyecekti.
Klaus Schwab, termonükleer savaş alanındaki en önemli uzmanlardan bazılarının etki alanından yeni ayrılmıştı ve Harvard'dan ayrıldığı aynı yıl, termonükleer bomba teknolojisinin yayılmasına adanmış bir şirketin birleşmesine liderlik etmekle görevlendirildi. despotik rejimlere
Kıyamet günü korku senaryoları yapmayan çoğumuz için, belki de olabilecek en kötü şey, tarihin bu noktasında apartheid Güney Afrika'nın atom bombasını ele geçirmesidir. Ancak Herman Kahn'ın termonükleer felaket senaryoları, tombul dehayı felaket, sabotaj veya kaza dışında hiçbir büyük nükleer gücün öngörülebilir gelecek için bir saldırı eylemi olarak termonükleer bir silahı başlatmaya cesaret edemeyeceğine inandırmıştı. Aslında, düzenin zihniyeti, Herman Kahn ve diğerlerinin Fransa gibi bir ülkeyi belirli senaryolarda nükleer bir güç haline getirmeyi önerdiği noktaya kadar önemli ölçüde değişti, hem bölgesel hem de küresel olarak önemli güvenlik faydalarına sahip olabilir ve aynı zamanda ABD'yi azaltmaya yardımcı olabilir. savunma harcamaları
Termonükleer savaş artık stratejik savunma politikasının en önemli ve nihai amacı değildi ve ölmekte olan 1960'larda termonükleer kıyamet korkularını körükleyen aynı insanlar aslında endişelenmeyi bıraktılar ve bombayı sevmeye başladılar.
Uyarı: yanılabilir insanlar geliyor
Dünya Ekonomik Forumu'nun kuruluşunun arkasındaki gerçek akıl Klaus Schwab mı? Kissinger'ın Schwab'ı işe aldığı seminere CIA'nın katılımı ne olacak? CFR gibi örgütlerin arkasındaki güçler, küreselci siyasi örgütün gerçek kurucuları mıydı? Dünya Ekonomik Forumu sadece Avrupa'yı birleştirmeli mi? Yoksa aslında Avrupa ile Amerika'yı, ardından diğer süper devletleri, Kissinger, Khan ve Galbraith gibi güçlü CFR soyluları tarafından tasarlanan bir Yeni Dünya Düzeninde birleştirmeyi mi amaçlıyordu?
Bu üç güçlü adamın her biri Schwab'da kendi entelektüel arzularının bir yansımasını gördü. Klaus, teknokratik hareketin başladığı aynı on yılın ikinci yarısında doğdu ve oluşum yıllarını savaş sonrası bir dünyada geçiren ilk nesildendi. Khan'ın gelecekle ilgili tahminleri, yalnızca insan merakında bir alıştırma değil, aynı zamanda bu tahminlere göre mümkün olduğunca çabuk ve sonuçları ne olursa olsun harekete geçme projesiydi.

1964 yılında Klaus Schwab, kariyeriyle ilgili ne yapacağına dair bir kararla karşı karşıya kaldı. 26 yaşındaydı ve bir aile kaynağı aracılığıyla bulacağı rehberliği arıyordu. Babası Eugen Schwab, II. Dünya Savaşı sırasında tarihin yanlış tarafındaydı ve Nazi atom bombası çabalarına katılmıştı. Eugen Schwab, oğluna yalnızca Harvard'da gerçekten gelişebileceğini söylerdi. Savaş sonrası bölünmüş Almanya'da, termonükleer savaşın sürekli tehdit edici ve dramatize edilmiş tehlikesinden kaynaklanan büyük korku, insanların ruhunun günlük bir parçası haline gelmişti. Harvard o zamanlar sahip olduğu biliniyordu
Avrupa meseleleriyle ilgili Soğuk Savaş siyasetinde merkezi bir rol oynadı ve Klaus Schwab termonükleer felaket sahnesindeki kilit oyuncular arasında olacaktı.
Schwab bir teknokrattan daha fazlası oldu. Fiziksel ve biyolojik kimliğini gelecekteki teknolojiyle birleştirme niyeti konusunda çok açıktı. İsviçre dağ kulübelerinde seçkinlerle gizli toplantılar yapan kötü bir kötünün yaşayan bir karikatürü haline geldi. Schwab'la ilgili sahip olduğumuz imajın bir tesadüf olduğunu düşünmüyorum. Savaş sonrası yıllarda, hükümet askeri düzeyde psikolojik operasyonlarla halka ulaşmak için ana akım medyayı bir araç olarak kullanmaya başladığında Batı kültüründe benzersiz bir şey oldu. İktidardaki düzen, çatışma senaryolarının dramını film gibi medyalarla birleştirmenin son derece yararlı olduğunu keşfetti, bazı durumlarda neredeyse kendi propagandasını yapmakla eşdeğer. Stanley Kubrick'in yönettiği Dr. Garip, insanlara termonükleer felaket senaryoları planlamanın saçmalığını göstermek için harika araçlardı.
İnsanlar sizi çok güçlü, kötü bir adam olarak algılarsa, sıradan insanın desteğini kazanamayabilirsiniz, ancak güç ve zenginlik arayanların veya Klaus Schwab'ın dediği gibi uygun "çıkar" isteyenlerin dikkatini çekeceksiniz. gruplar". toplumda. Bunu anlamak çok önemlidir - aşırı zenginlik ve gücün projeksiyonu, toplumun "paydaşlarını" cezbedecek ve Dünya Ekonomik Forumu masasına getirecektir. Bu "paydaşlar" gemideyken, Klaus Schwab'ın ana ideolojik ürünü olan "paydaş kapitalizmi", gücü gerçek demokratik süreçlerden uzaklaştıracak ve küçük, önceden seçilmiş bir liderlik grubu tarafından yönetilmek üzere eğitilmiş bir yönetim sistemine doğru kaydıracaktır. Herman Kahn'ın öngördüğü gibi önceki nesil tarafından belirlenen gündem. Tüm kozları ellerinde tutacaklar, sıradan insanlar ise emrinde yalnızca yanıltıcı sözde demokratik süreçlere, yoksulluğa ve sürekli olarak hepimizin dikkatini dağıtmak için sürekli saçma psikolojik operasyonlara sahip olacaklar. Klaus Schwab yakında Herman Kahn'ın en karamsar tahminlerinde korktuğu her şeye dönüşecekti. Roma Kulübü Büyümenin Sınırları raporunu sunduğunda, Herman Kahn bulgularını reddetti ve karamsarlığına karşı sövdü, Klaus Schwab ise aynı anda onu entrikalarının merkezine yerleştirdi ve kurucusunu Davos forumunda ana konuşmacı yaptı.

Mevcut jeopolitik durumumuz, Soğuk Savaş döneminin Doğu-Batı dinamiğine dönüyor gibi görünüyor. Ukrayna'daki son olaylara rağmen, ana akım medya 60-70 yıl önce yapılanlara benzer nükleer argümanları tekrarlıyor. Soğuk Savaş retoriğine dönmemizin çok açık bir nedeni olduğunu düşünüyorum - bu, Klaus Schwab ve destekçilerinin fikirlerinin tükendiğinin çok açık bir işareti. Kendilerini daha güvende hissettikleri ve her şeyden önce termonükleer savaşın kitlesel korkularını besleyen jeopolitik bir paradigmaya dönüyor gibi görünüyorlar. Bu döngü, bir ideolojik hareketin orijinal fikirleri tükendiğinde kendini tekrar eder. 1960'ların sonlarından beri Klaus Schwab, Herman Kahn'ın öngördüğü dünyayı yaratmaya çalışıyor. Ancak Kahn'ın gelecek vizyonu - oldukça doğru olsa da - yarım asırdan daha eski. Schwab'ın teknokratik hareketi, bizi büyük ölçüde 1967'den kalma bir vizyona yaklaştıran yenilikçi teknolojilerin başarılı bir şekilde geliştirilmesine bağlıdır. Kahn'ın tahminlerinin daha ayrıntılı bir listesi incelenirse, Schwab'ın savunduğu her fikrin neredeyse tamamen Kahn'ın "2000 Yılı"na dayandığını ve geleceğimizin nasıl olabileceğine dair 60'ların sonlarına kadar uzanan bir vizyonu belgelediğini görebiliriz. . Ancak Schwab'ın bu fütürist gündemi hepimize dayatırken görmezden geliyor gibi göründüğü şey, Kahn'ın tahminlerinin çoğunun aynı zamanda gelecekteki teknolojik ilerlemelerin yaratacağı tehlikeler hakkında uyarılarla birlikte gelmesidir.

Hayatının sonunda, Schwab, küresel felaket için bariz potansiyele sahip radikal bir fütürist gündemi ilerletmek için çaresiz görünüyor. Dünya Ekonomik Forumu'nun kaçınılmaz olarak çökmeden önce maksimum genişleme seviyesine ulaştığına inanıyorum. Çünkü eninde sonunda kendi ulusal kimliğini seven insanlar, kendi özel kültürlerine yönelik acil tehdide ve küreselcilerin egemenliğine direneceklerdir. Basitçe söylemek gerekirse, ne kadar beyin yıkama yapılırsa yapılsın herkesi küreselciye dönüştüremezsiniz. Ulusal özgürlük ile küresel egemenlik arasında, ikisini tamamen uyumsuz kılan doğal bir çelişki vardır.

Son derece yerinde bir düşünce, Herman Kahn'ın, Schwab'ın Harvard'dan ayrıldığı yıl çok önemli bir şey yazdığıdır. Khan, Eğitim Politikası Araştırma Programı için Yardımcı Pilot Çalışma: Nihai Rapor başlıklı yukarıda bahsedilen 1967 Hudson Enstitüsü belgesinde şunları yazıyor:
“Teknolojik ve hatta ekonomik başarılarımızın karışık nimetlerle geldiği giderek daha açık hale geliyor. İlerleme, kitle imha silahlarının birikmesi, yaygınlaşması ve yayılması, mahremiyet ve yalnızlığın kaybı, birey üzerinde devletin ve/veya özel gücün artması, insan ölçeğinin ve bakış açısının kaybı, toplumsalın insanlıktan çıkması gibi sorunlar yaratır. yaşam, hatta psikobiyolojik benlik; yönetim veya teknoloji sistemlerinin tehlikeli, hassas, aldatıcı veya bozulabilir merkezileştirilmesindeki artış; ciddi bir felaketle kötüye kullanım riski oluşturacak kadar doğası gereği tehlikeli olan diğer yeni yeteneklerin yaratılması; ve başarılı bir adaptasyona izin vermek için çok hızlı veya yıkıcı olan değişiklikleri hızlandırmak. Belki de en önemlisi, yanılabilir insanlara bırakılmayacak kadar büyük, karmaşık, önemli, belirsiz veya kapsamlı kararlardır.”
Orijinal metni kaynaklarla birlikte şu adreste bulabilirsiniz:

https://unlimitedhangout.com/2022/03/investigative-reports/dr-klaus-schwab-or-how-the-cfr-taught-me-to- stop-worrying-and-love-the-bomb/
Almanca ana diline çeviri: andre. Özel sektörde bilgi, beceri kazanımı ve ileri eğitim için. Özel ve ticari olmayan kullanım için özel dağıtım açıkça istenmektedir. Her zaman ve her yerde olduğu gibi, burada da aşağıdakiler geçerlidir:
"Hiçbir şeye inanma, her şeyi test et ve en iyiyi koru" (Freiheitschmied)

Değerlendirmek için tıklayın!
[Toplam: 3 durchschnitt: 5]

#########################

İsterseniz emek ve harcadığınız zaman için bize bir kahve bırakabilirsiniz.
teşekkür ederim

Bir önlem olarak, editörler her makaleden uzaklaşır. Makaleler mutlaka editörlerin görüşlerini yansıtmaz, sadece fikir özgürlüğüne hizmet ederler. Hiç kimse mükemmel değildir ve hata mümkündür. Ek olarak: bu sadece bilgidir ve mutlaka editörlerin dikkatini çekmez.

Bir Amazon ortağı olarak blog operatörü, bloga eklenen Amazon bağlantıları aracılığıyla nitelikli satışlar elde eder. Bu kazancın neredeyse tamamı hayvan yemine dönüştürülüyor.

Yayınlara yorum yapmak veya onları yıldızlarla derecelendirmek için, kayıtlı ve hatırlamak olmak. Henüz kaydolmadınız mı?

Yasal bir kenevir yetiştiricisi olun

Bizi Telegram'da takip edin

Bizi Telegram'da takip edin
https://t.me/schaebelsblog
18,99 EUR Amazon Başbakan
29 Haziran 2022 13:26 itibariyle
Şimdi Amazon'dan satın alın